Menu

İdrar kaçırmaya tıpta inkontinans denmektedir. Temelde bu problem kadınların bir hastalığıdır.  Özellikle gündüz ve uyanıkken istem dışında idrar kaçırma bu başlık altında değerlendirilmektedir. 

İdrar kaçırma demek için belli bir miktar ölçümü yoktur; çünkü hijyenik pet kullanmak zorunda olmasına rağmen yakınmayan kadınların yanında, damlama şeklinde ve seyrek idrar kaçırmalarını bile büyük bir sorun olarak gören kadınlar da vardır. Böylece idrar kaçırmanın hastalık boyutu kadının sosyo-kültürel durumuna sıkı sıkıya bağlıdır. Kırsal kesimde sorun yaşlanmaya bağlı doğal bir problem gibi görülerek doktora başvurulmazken, kentlerde ve özellikle çalışan kadınlarda idrar kaçırma depresyon ve sosyal ilişkilerde kısıtlanmaya (idrar kokusu, ıslaklık hissi yüzünden) yol açarak daha erken dönemlerde tedavi için doktora başvurmaya neden olmaktadır. 

Sonuçta kişinin sosyal yaşantısını etkileyecek olan her idrar kaçırma bir hastalıktır ve tedavi edilmelidir.  Bu problem genel inanışın aksine sadece yaşlanma ile ortaya çıkan bir durum değildir. Özellikle menopoz sonrası dönemde olan ve fazla sayıda ve zor doğum yapmış kadınlarda görülen bu durum bazen daha erken yaşlarda da ortaya çıkabilmektedir. 35 yaşın üzerindeki her beş kadından biri az ya da çok zaman zaman olan idrar kaçırma problemi ile karşı karşıyadır. 65 yaşından sonra ise neredeyse her 3 kadından birinde bu problem vardır. 

Yapılan araştırmalarda kadınların % 25’inin hayatlarının herhangi bir döneminde idrar kaçırdığı hesaplanmıştır. Ancak doktora başvuran kadınların sayısı bu rakamların çok altındadır. İdrar kaçırma şikayeti kadın tarafından saklanan ve genellikle utanılacak bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Bir araştırmada idrar kaçırması olan kadınların % 70’i doktora başka nedenlerle başvurduğunda yapılan muayene ve öykü alma sonucu idrar kaçırmanın varlığının tespit edildiği görülmüştür. Yapılan bir başka araştırmada ise kadınların doktora başvurana kadar bu şikayetle ortalama 9 yıl geçirdikleri tespit edilmiştir. İnsan ömrünün uzaması ile bu sorun daha da büyümektedir. 

İdrar Kaçırma Hangi Durumlarda Görülmektedir?
İdrar kaçırma; öksürme, hapşırma veya gülme gibi karın içi basıncın arttığı durumlarda ortaya çıkabileceği gibi, daha az eforla da (yürümek, yataktan kalkmak gibi) meydana gelebilir. Bu tip idrar kaçırmaya zorlanma tipi idrar kaçırma-inkontinans adı verilmektedir. 
Bazı hastalarda kaçırma, kişinin ani olarak idrara çıkma ve sıkışma hissi ile beraberdir. Bu tip idrar kaçırmaya ise sıkışma tipi inkontinans denir. Bunun sebebi ise genellikle belli değildir.Bu hastalar alışverişe çıkmaya korkarlar, misafir ziyaretine gitmeye çekinirler; çünkü bu durumun aniden ortaya çıkacağını ve tuvalete yetişemeyeceklerini düşünürler. Bazı kişilerde idrar kaçırma yukarıda anlatılan iki tip kaçırmanın da birlikte görüldüğü tiptedir. Bu tip idrar kaçırmaya da karışık tip inkontinans denir. 

Zorlanma ile idrar kaçırma genellikle vaginal yoldan doğum yapmış kadınlarda görülür. Kasık adalelerinin veya sinirlerinin doğum sırasında zedelenmesi sonucu mesane boynu öksürme, hapşırma, gülme, merdiven çıkma, yük taşıma, cinsel ilişki sırasında yer değiştirerek veya kapanamayarak karın içinde artan basınçla hasta idrar kaçırır. 

Tedavisi ise genellikle cerrahidir.
Fizik tedavi yöntemleri (kasık adalelerinin güçlendirilmesi, elektrikle uyarma (stimulasyon), menapozdaki kadınlarda hormon tedavisi de uygulanabilir.

Sıkışma tipi idrar kaçırma ise genellikle daha ileri yaşlarda görülmesine rağmen, mesanenin tahriş olduğu durumlarda da (iltihap, taş, tümör vb) ortaya çıkabilir. Bu hastalarda küçükken gece yatağa işeme, gece uykudan uyanarak idrar yapma (normalde 2 kez olabilir), gündüz çok idrara çıkma (normalde 6 kez) daha sıktır. Su sesi ile idrar hissi veya sıkışma olabilir. Genellikle fiziksel aktivite (gülme, konuşma, hapşırma, öksürme, yük kaldırma, cinsel aktivite gibi) ile de tetiği çekilebilen ansızın idrar yapma hissi duyarak tuvalete koşan hasta, tuvalet kapısında idrarını tutamayıp kaçırır. Genelde bu durumun sebebi bulunamaz. Mesane eğitimi, işeme alışkanlığının düzeltilmesi, elektrikle uyarma ve ilaç tedavisi gibi tedaviler uygulanır. 

Karışık Tip İdrar Kaçırma:
Yukarıda bahsedilen her iki durum aynı hastada birlikte vardır. Dolayısıyla her iki tedavi seçeneği de uygulanabilir. Önce ameliyat, sonra fizik tedavi, ilaç veya elektrikle uyarma veya önce fizik tedavi veya ilaç olmaz ve başarılı olunamazsa ise sonra ameliyat denenebilir. Ayrıca, Alzheimer hastalığı, Multiple Skleroz (MS), felçli hastalar, şeker hastalığı gibi daha ciddi hastalıkların bir sonucu olarak da idrar kaçırma problemleri olabilir, bunların tedavileri ise ayrı bir konudur.

İdrar Kaçıran Hastalarda Teşhis:
Öncelikle hastanın idrar kaçırmasının tipi ortaya konur. Daha sonra jinekolojik muayene yapılarak mesane, mesane boynu, vajen ve rahimde sarkma olup olmadığı, özellikle daha önce geçirilmiş ameliyatlara bağlı idrar yollarından hazneye oluşan kanalcıklarla oluşmuş sürekli kaçaklar olup olmadığı araştırılır. Bilinen bir diğer gerçek de zorlanma tipi idrar kaçırmalarının genellikle rahim ve idrar kesesi sarkması ile birliktelik gösterdiğidir. Bu işlemlerden sonra hastanın idrar tahlili, iltihap açısından idrar kültürleri yapılır. Bu tetkiklerde anormal bulgu tespit edilirse uygun tedavi yapılır. Daha sonra hastanın idrar kaçırmasını gözlemek için mesaneye bir miktar sıvı verilerek veya sıkışması beklenerek ıkındırma ile idrar kaçırma gözle görülmeye çalışılır. İdrar kaçırmanın varlığını veya miktarını tespit edebilmek için ped testi denilen test yapılabilir.   Özellikle daha önce idrar kaçırma ameliyatı olmasına rağmen idrar kaçırmaya devam eden hastalar ve ameliyat yapılacak hastalarda daha ayrıntılı bir inceleme olan Ürodinamik İncelemeyapılır. 

Bu işlem sırasında hastanın mesanesine yerleştirilen bir kateter ile su verilerek dolma, kaçırma ve işeme basınçları bilgisayar yardımıyla kaydedilir ve rakamsal ve grafik olarak yazdırılır. Ürodinami oldukça karmaşık ve pahalı bir test olması nedeniyle her hastaya uygulanması doğru değildir.   Ayrıca hastanın sürekli olarak karın içi basıncın arttıran örneğin öksürük yapan kronik akciğer hastalığı, kronik kabızlık, aşırı şişmanlık gibi problemleri varsa bunların da tedavisi gerekir. 

İdrar Kaçırmanın Tedavi Şekilleri Nelerdir?
Tedavide özellikle rahim sarkması da eşlik eden hanımlarda fizik tedavi uygulamaları, cerrahi yöntemler ve ilaç tedavileri bulunmaktadır. İdrar kaçırmanın derecesi ve hastanın sosyal yaşamına olan etkisi göz önüne alınarak en basitten en girişimsel yönteme kadar tedavide pek çok metot bulunmaktadır. 

Tedavide ilk basamak mesane eğitimidir. Bu özellikle sıkışma tipi kaçırmalarda önemlidir. Sıkışmayı geciktirmek için tuvalete koşulmamalıdır. Ayakta durmalı ya da oturmalıdır. Perineye (apış arası) basınç uygulanır, karın kaslarını gevşetmek için solunum egzersizi yapılır.Eğer engel olunamıyorsa kaçırmayı önlemek için idrar yapılabilir. Saatli ve düzenli idrar yapma yanında normal idrar yaparken de idrarını tutma (durdurma) eğitimleri yapılmalıdır. İdrar kaçıran bir kimse zannedilenin tersine gece haricinde bol sıvı almalıdır. Bu kabızlığı önleyecektir. Lifli besinler alınmalıdır. Günlük idrar miktarı en az ortalama 1,5 lt olmalıdır.Normal bir kişi 4-6 kez gündüz ve bir iki kez de gece işeme yapar. Mesaneyi boşaltmak için, her işemede 300 mlt (bir-bir buçuk su bardağı kadar) idrar yapmak gereklidir. Hasta daha sık ve daha az miktarda tuvalete çıkarsa boşalma olmayabilir. Kola, kahve, çay, çikolata ve alkol idrar yapma ihtiyacını arttırabilir, sıkışmaya sebep olabilir, olabildiğince azaltılması uygun olur. İleri düzeyde idrar kaçırması olan ve fizik egzersizlerin yararlı olmadığı olgularda operasyona gerek duyulur. Hekim gerekli incelemelerden sonra hangi tip operasyonu yapacağına karar verir. Günümüzde yeni tekniklerin uygulanması ile zorlanma tipi idrar kaçırmalarda % 90’a yakın başarılı olunmaktadır. 

Karından veya hazneden uygulanabilen bu operasyonlarda rahim ve idrar kesesi sarkmaları da varsa hepsi bir arada düzeltilir. Zor ameliyatlar değillerdir. Hatta günümüzde kadınlarda lokal anestezi ile dahi uygulanabilir. Vajenden yapılan bir küçük kesiden idrar kanalı bir gergisiz bant sayesinde karın katlarına asılır. Karında iki küçük kesiden (0.5 cm) başka hiç yara izi kalmaz. 

Son söz olarak;
Birçok kişi bu konuda gereksiz biçimde sessiz kalır. Doktora danışmaya ve gereken yardımı almaya utanır. Bazı kişiler bu durumun yaşlanmanın kaçınılmaz sonucu olduğunu ve olası nedenlerinin ve tedavi seçeneklerinin bulunması yerine bu duruma katlanması gerektiğini düşünür. Oysa, enfeksiyonu kontrol altına almak için antibiyotik kullanmak ya da idrar akışını kontrol eden kasları güçlendirecek egzersizleri öğrenmek gibi basit tedaviler söz konusu olabilir. Gerek görülürse de operasyon yapılır.
Önemli olan hekime başvurmaktır.