Menu

Sadece jinekolojik kanserler için değil aslında tüm kanserler için en önemli konu kanserin erken tanısıdır. Kanser hücreleri vücuttakontrolsüz çoğalan hücrelerdir ve her kanser için farklı hızda olmak üzere yayılma eğilimindedir.

Kimi kanserler daha yavaş yayılır yani yavaş metastaz yapar, buna karşın kimi kanserler de agresif davranışlıdır yani çok hızlı yayılırlar. Kanser hakkında yeterince bilgisi olmayan ve adından ürken bir çokları da kanserin tedavi edilemez bir hastalık olduğunu düşünür. Bazı hızlı yayılan kanserler için bu inanç kısmen doğru olmakla birlikte aslında;

KANSER TEDAVİ EDİLEBİLİR BİR HASTALIKTIR.
Ancak, kanserin tedavi edilebilir olmasını sağlayan en önemli faktör kanserin erken tanınmasıdır. Vücuda yayılmış bir kanserin tedavi şansı çok düşük olmakla birlikte erken tanı konmuş yani henüz yayılma fırsatı bulmamış bir çok kanser için %90’lara varan oranlarda tedavi şansı vardır. Bu nedenle, diğer tüm kanserlerde olduğu gibi jinekolojik kanserler için de en önemli konu kanserden ne zaman şüpheleneceğimiz ve jinekolojik kanserlerin tedavi edilebilir evrede yakalayabilmek için, yani erken tanısı için, neler yapılması gerektiğidir.

Rahim, rahim ağzı, yumurtalık ve dış genital organlarda görülen kanserler kadın kanserleri başlığı altında toplanmaktadır ve kadın sağlığını tehdit eden en önemli sorunlar olarak nitelendirilmektedir. Aslında meme kanseri de birçok ülkede kadın kanserleri arasında kabul edilmektedir. Unutulmamalıdır ki meme kanseri kadınlarda en sık rastlanan kanser türüdür ve kadın sağlığıyla uğraşan bir hekimin hastalarını meme kanserinden koruması da onun esas görevlerinden biridir.

Over (yumurtalık) kanseri hariç tüm jinekolojik kanserlerde biraz dikkat ile erken tanı şansı vardır. Jinekolojik kanserlerin en iyi yönü çoğunun dış ortama açık olması veerken bulgu vermesidir. Sadece yumurtalık kanseri yumurtalıklar karın içersinde olan organlar olduklarından ilerlemiş evrelerde bulgu verirler.Rahim ağzı ve dış genital organ kanserleri ise düzenli dokror kontrolüne giden kadınlar için genellikle hayati tehlike taşımaktan uzaktır ve erken evrelerde tanınarak tedavileri gerçekleştirilir. Rahim ağzından alınan sürüntü örneğinin (vajinal smir-smear) incelenmesiyle rahim ve rahim ağzı kanserlerinin erkenden tanınması mümkündür. 

Smear bize , rahim ağzından veya vaginadan dökülen hücreler hakkında bilgi verir . Ancak rahim ağzının bütünü veya dokunun tamamı hakkında bilgi vermez . Eğer smearda çeşitli evrelerde prekanseröz (kanser öncesi evre) olabilecek hücrelerden şüphe edilirse , o zaman bu durumun gerçek niteliğini görebilmek için rahim ağzından ve kanalından örnek biyopsiler almak gerekir. Buradaki sorun biyopsilerin rastgele mi yoksa bilinçli bir şekilde mi alınması gerekliliğidir. Rastgele alınan bir biopside lezyonun bulunmadığı bir yerden parça alınması tanının atlanmasına ve geç kalınmasına neden olabilir. 

Bu amaçla geliştirilmiş bir takım aletler vardır . “KOLPOSKOPİ” dediğimiz bir çok mercekten oluşan bir cihazla (kolposkop) vaginayı veya rahim ağzını defalarca büyütülmüş şekilde görebiliriz ve lezyon (problem) olan yeri daha iyi tanımlayabiliriz . Kolposkopiyi kullanırken bazı kimyasal solusyonlardan ve bunların anormal hücrelerle verdikleri değişik reaksiyonlardan da yararlanırız . Böylelikle doğru yerden biopsi alma şansımız doğar. Doğru alanlardan alınan biopsilerle, smear sonucunda şüphe edilen lezyonlar kesinleştirilir ve yapılacak tedavi hakkında daha kesin kararlar verebiliriz. Elbette, kolposkopik inceleme ve biopsi işlemleri daha ileri eğitim ve tecrübe gerektirmektedir. Kolposkopik işlemler hastaya ağrı veren veya anestezi gerektiren işlemler değildir.
Unutulmamalıdır ki Jinekoloğunu düzenli olarak ziyaret eden ve gerekli tahllileri yaptıran kadınların kanserden korkmasına da gerek yoktur!
Sorunsuz günler dileğiyle.