Menu

alt

Azoospermia

Azoospermia , menide hiç sperm bulunmaması durumudur ve erkek infertilitesinin en ağır formlarından biridir. Azoosperminin iki türü vardır;

 

Sperm üretildiği halde erkek üreme sisteminden vücut dışına sperm taşınamıyordur (obstrüktif) ya da sperm üretim sorunları (non-obstrüktif) vardır.

Obstrüktif Azoospermia: Tüm azoospermia vakaların % 40 ‘ını oluşturur. Vücutta testis dokusunda üretilen spermler kanal sistemindeki tıkanıklıktan dolayı dışarıya atılamaz. Bu tıkanıklık vas deferens veya epididim ‘de olabilir.

 

Non-Obstrüktif Azoospermia: Tüm vakaların % 60 ‘ını non- obstrüktif azoospermia oluşturur. Vücut içinde testis dokusunda sperm üretilemiyordur. Genellikle hormonal dengesizlikler sonucudur.

Azoospermia’nın görülme sıklığı nedir?

Azoospermia genel erkek nüfusunun sadece% 2’sini etkiler, fakat erkek infertilitesinin % 10 ila 20 ‘sini oluşturur. Bu erkeklerin menilerinde çok az sperm vardır veya hiç sperm yoktur.

 

Azospermianın belirtisi var mıdır?

Ne yazık ki, azoospermia’nin bir belirtisi yoktur. meni büyük olasılıkla normal bir renk ve görünümde olacaktır. Sadece sperm sayımı ile teşhis edilebilir.

Üretim bozukluğuna bağlı azoospermik erkeklerde testiste sperm yapımını gösteren bir test var mıdır?

Genetik bazı testler yapılabilir .Günümüzde Y mikrodelesyonunda bazı genlerin (AZFa ve AZFb bölgelerindeki genler) tamamının kaybı durumu hariç, hiçbir test veya görüntüleme yöntemi ile testiste sperm yapımı olup olmadığını öngöremiyoruz.

Sperm Üretim Sorunları

Testislerin kendi içindeki disfonksiyonu sonucunda sperm üretimi imkansız hale gelir. Sperm üretmek için, testislerde uygun hücrelerin bulunması ve sperm üretimini tetiklemek için de uygun hormonların salınması gerekir. Başarısız sperm üretiminin genellikle sebepleri;

  • Hormonal dengesizlikler veya Cushing Sendromu gibi bazı hastalıklar da azoospermi ye yol açabilir.
  • Kriptorşidizm veya inmemiş testis , skrotum denilen torbalara testislerin inmemesi durumudur. Genellikle çocukluk döneminde ameliyatla düzeltilir ancak düzeltilmemişse azospermiye neden olur.
  • Vasküler Travma:Testise ya da damarlara gelen darbeler de azospermiye yol açabilir.Testisteki damarların genişlemesi yani varikosel de kanın burada göllenmesine ve sperm üretiminin bozulmasına neden olur. Varikosel ,ısı artışına neden olarak,dokunun oksijenlenmesini bozarak ve böbrek - böbrek üstü bezlerinden gelen zararlı atıkların birikmesine yol açarak sperm üretimini bozar.
  • Kemoterapi ve radyoterapi
  • Kromozom hastalıkları
  • Toksik maddeler, madde bağımlılığı, alkol

 

Tıkanıklığa Bağlı Azospermi

Testiste üretilen spermler üretra dediğimiz idrar yoluna ulaşamaz bu yolda olan bir tıkanıklık spermin atılmasına engel olur .Bu sebepler;

-Vazektomi: Spermin taşındığı vas deferens denilen kanalların bağlanmasıdır.

-Doğuştan vas deferens yokluğu: Bazı erkeklerde doğuştan bu kanallar yoktur,böyle durumda erkekten genetik bazı testlerin de yapılması gerekir.

-Enfeksiyonlar: Özellikle seksüel geçişli bazı hastalıklar; klamidya, bel soğukluğu gibi, bu kanallarda tıkanmaya neden olur.

Tedavi

Hormonal eksikliğe bağlı olan azospermialarda yerine koyma tedavisi düşünülebilir. Tıkanıklığa bağlı gelişen azospermialarda mikrocerrahi söz konusu olabilir. Özellikle vazektomi geçiren erkeklerde denenebilir ancak günümüzde mikroenjeksiyonun tedaviye girmesinden sonra cerrahi yolla sperm elde etme teknikleri gelişmiştir. Bu teknikler;

MESA (mikroepididimal sperm aspirasyonu) 
PESA (Perkutan sperm aspirasyonu)

TESA (Testiküler sperm aspirasyonu)
TESE (Testiküler sperm ekstraksiyonu)
MİKRODİSSEKSİYON TESE (microTESE)

Bu tekniklerden TESA TESE ve mikroTESE en fazla tercih edilen yöntemlerdir. Non-obstrüktif azospermialarda tercih edilen yöntem mikroTESE ameliyatıdır.

 MikroTESE ameliyatı nedir?

Testis tek bir kesi ile tamamen açılır, doku mikroskop ile 20 kat büyütülerek sperm üretimi olan bölgeler tespit edilir ve o bölgelerden doku örnekleri alınır. Dolayısıyla eskiden uygulanan çoklu biyopsi yöntemine göre başarı şansı daha yüksektir ve daha fazla sayıda sperm elde etme mümkün olmaktadır. Erkeğin testisinden doku kaybı bu yöntemle daha az olmakta, operasyondan testisler en az zarar görmekte , testosteron hormonu salgılanmasını minimal etkilemektedir. Mikroskop altında yapılan mikro cerrahi yöntemin diğer bir avantajı testis dokusunu çevreleyen kapsüldeki damar yapısının görülerek, testisi besleyen damarlara zarar vermeden kesi yapılmasıdır.

Operasyon genel anestezi altında yapılır,mikro TESE operasyonu sonrası hastalar anestezi etkisi geçinceye kadar müşahade altında tutulduktan sonra taburcu edilirler. Hastanın operasyon sonrası evine giderken araç kullanmaması önerilir. Sürekli yatak istirahati gerekmez ancak ameliyat sonrası iki üç gün normal aktivasyonu azaltmaları önerilir. Ameliyatttan 48 saat sonra pansumanın yenilenmesi gerekir. Operasyon sonrası 3. gün duş alınabilir, dikişler kendiliğinden yaklaşık bir haftada eriyeceğinden dikiş almaya gerek yoktur. Operasyon sonrası hastaların 10-15 gün sıkı kilot (slip) veya suspansuar kullanmaları önerilir. Ağır bedensel aktivite ve cinsel ilişki 15 gün kadar ertelenir.