Menu

 

TÜP BEBEK TEDAVİSİ VE EK İLAÇLARIN KULLANIMI
Çocuk isteği ile tüp bebek merkezlerine başvuran ailelerde ilk görüşmede ayrıntılı bilgi alınırken, geçirilmiş ve halen mevcut hastalıklar da öğrenilir. Böylece hastaların arzu edilen gebeliğe en sağlıklı şekilde başlamaları planlanır; mümkünse öncelikle mevcut hastalığın tedavisi ve iyileşmenin sağlanmasını takiben infertilite tedavisine başlanır. Bu şekilde gebelikte bazı ilaçların kullanılması nedeniyle bebeğe verilebilecek zararlar da önlenmiş olur. Ayrıca infertilite tedavisi sırasında kullanılacak bazı ilaçların folikül ve yumurta gelişimi üzerine olumsuz etkileri olabileceği de bilinmektedir. Bu nedenle hastaların ilaç kullanımı mümkün olduğunca en aza indirilir. Depresyon gibi bazı hastalıkların tedavisi ise hem tedavinin kolay uygulanmasını sağlamakta, hem de başarı şansını arttırmaktadır. Bazı kronik hastalıklarda ise infertilite tedavisinin hastalığın alevlenme dönemleri geçtikten sonra başlatılması ve sürekli kullanılan ilaçların ilgili branşlardaki meslektaşlarımızla konsülte edilerek, infertilite tedavisini ve muhtemel bir gebeliği öngörerek planlanması doğru olacaktır.
KULLANDIĞIMIZ İLAÇLARIN YAN ETKİLERİ VAR MIDIR ?
İlaçların enjeksiyon yolu ile kullanımlarında, enjeksiyon yerinde küçük morluklar ve rahatsızlıklar görülebilir. Burun spreyleri ve cilt altı iğneler ise yorgunluk, kas ve eklem ağrıları ve geçici menopozal yakınmalara benzer şikayetler oluşturabilir. Yumurtalıkları büyütmede kullandığımız ilaçlar, hassas bayanlarda nadir de olsa yumurtalıkların aşırı uyarılmalarına neden olabilirler. Bu şekilde ortaya çıkan tabloya "Ovarian Hiperstimulasyon (aşırı uyarılma) Sendromu" denir. Hiperstimülasyon sendromu, polikistik overlere sahip fazla sayıda yumurtası olan bayanlar için risktir. Bunu engellemek için bu hastalarda mümkün olan en düşük doz ile tedavi gerçekleştirilmektedir. Bu durumun çok ciddi şekillerinde hastaneye yatarak tedavi görmeyi gerektiren tıbbi problemler de oluşabilir.
KÖTÜ YANITLI OLGULARI ÖNCEDEN ANLAYABİLİR MİYİZ ?
Tüp bebek tedavisinin başarısında, elde edilen yumurtaların yeterli sayı ve kalitede olmasının önemi büyüktür. Yumurtalıklardaki yumurta sayısının ve yumurta sayısını etkileyen durumların bilinmesi, hastanın tedaviye vereceği cevabın nasıl olacağını önceden anlamamıza yardımcı olur. Kadın yaşının 35 ve üzerinde olması, aşırı kilo, sigara kullanımı, daha önceden geçirilmiş yumurtalık ameliyatları, geçirilmiş iltihabi hastalıklar, endometriosis hastalığının varlığı, yumurtalık kistlerinin varlığı bunlardan belli başlılarıdır. Bunların yanında adet kanamasının 2. ya da 3. günü yapılan FSH düzeyinin 10 MIU/ml, estradiol düzeyinin 75 pg/ml nin üzerinde olması, daha önceki tedavilerinde alınan kötü yanıt, kullanılan ampul sayısının fazlalığı, rahim iç zarıyla ilgili problemlerin tespiti tedaviye kötü yanıt verecek hastaların saptanmasında yol gösterici bulgulardır.
FOLLİKÜL SAYIMI VE ÖNEMİ
Yumurtalıklardaki yumurta sayısı , tedavi sonucu alınacak yanıtla doğrudan ilişkilidir.Ultrason yardımıyla yumurtalıklardaki yumurtalar sayılır ve yumurtalık rezervi belirlenir.Buna göre yüksek,normal,sınırda ve kötü cevaplı hastalar saptanır.Bu ayrımı yapmak önemlidir çünkü verilecek tedavinin nasıl olacağı (uzun ya da kısa tedavi) ve başlangıç iğne dozu buna göre ayarlanacaktır.
MİKROENJEKSİYONUN TÜP BEBEK YÖNTEMİNDEN FARKI NEDİR ?
Tüp bebek yönteminde, vücut dışına alınan sperm ve yumurtalar laboratuvarda özel bir ortamda bir araya getirilerek döllenmenin kendiliğinden oluşması beklenir. Hareketleri ve dölleme kapasitesi yetersiz, az sayıda ve şiddetli şekil bozukluğu gösteren spermler yumurtayı kendiliğinden delerek döllenmeyi sağlayamazlar. Bu durumda spermler yumurta içine enjekte edilerek döllenme sağlanır. Bu işleme mikroenjeksiyon (ICSI)adı verilir.
YUMURTA UYARIMINDA ANTAGONİST ADI VERİLEN İLAÇLARIN KULLANIMI DAHA MI İYİDİR ?
Son yıllarda geliştirilen ve kullanıma giren antagonistler, yumurtlamayı uyaran hormonun erken yükselmesini önlemek için tüp bebek tedavisinde sıklıkla kullanılmaya başlanmıştır. Antagonist tedavisinde, tedavi süresi daha kısadır, daha az dozda yumurta uyarıcı iğnelere gerek duyulur. Antagonist enjeksiyonu bırakıldıktan kısa bir süre sonra hipofiz bezi eski fonksiyonunu kazanır, sıcak basması, vajinal kuruluk, isteksizlik gibi şikayetlerle karşılaşılmaz, analog dediğimiz iğnelerin uzun süre kullanımına bağlı gelişen aşırı yumurtalık baskılanması ya da alevlendirici etkiler görülmez. Bu ilaçlarla gebelik sonuçları klasik protokolle aynıdır. Özellikle kötü ya da yüksek cevaplı hastalarda ve zaman kısıtlaması olan çiftlerde avantaj sağlamaktadır.
YUMURTALIK KİSTLERİNİN TÜP BEBEĞE ETKİSİ NEDİR ?
Tedavi öncesi yumurtalıklarında kist saptanan hastalarda, kistin çapı 3 cm.’den küçük ise ve kandaki estradiol hormon düzeyini yükseltmemişse tedaviye başlanabilir. Tedavi öncesi yumurtalıkları baskılamak için kullanılan analog dediğimiz iğnelerin kullanımı sırasında, bu iğnelerin alevlendirici etkisi sonucu basit kistler görülebilir. Bu kistler 3 cm.’den küçük ama kandaki hormon düzeyi yüksekse kullanılan analog süresi uzatılır, 3 cm.’den büyük ise, iğnenin kullanım süresi uzatıldığı halde küçülme sağlanamazsa ,bir iğne yardımıyla bu kist sıvısı çekilebilir. Yumurtalıkta yer kaplayan kitlenin mekanik etkisi ortadan kaldırılır. Kist aspirasyonu yapılan bu hastalardan daha fazla sayıda yumurta elde edilebilir.